OSMANLI DEVLETİNİN PAYLAŞILMASI İÇİN
YAPILAN GİZLİ ANTLAŞMALAR
1. İstanbul ve Boğazların Rusya'ya bırakılması (1915) İngiltere, Fransa ve Rusya arasında yapılmıştır.
2. İtalya'nın İtilâf Devletleri tarafına geçmesini sağ­lamak amacıyla yapılan Londra Antlaşması (1915). Bu antlaşmaya göre Antalya ve çevresi ile Akdeniz kıyıları İtalya'ya verilmesi kararlaştırılmıştır.
3. Mac Mahon Antlaşması (1916): İngiltere'nin Mı­sır valisi ve Hicaz Emiri Şerif Hüseyin arasında imza­lan­mıştır. Bu antlaşmaya göre Türkler Ortadoğu'dan çı­karı­lacak ve İngiltere büyük bir Arap devletinin kurulu­şunu sağlayacaktır.
4. Sykes–Picot Antlaşması: İngiltere ve Fransa Güneydoğu Anadolu'yu, Irak'ı, Suriye'yi ve Arabistanı aralarında paylaşmışlardır. Bu antlaşma 1916 ve 1919 yılları arasında yapılmıştır.
5. Petersburg Antlaşması: Sivas, Kayseri ve Mer­sin hattının doğusundaki topraklar Fransa ve Rusya ara­sında paylaşılmıştır (1916).
6. St. Jean de Maurienne Antlaşması (1917): İz­mir dahil Batı Anadolu'nun İtalya'ya verilmesi kararlaş­tırıl­mıştır.
Not: İtilaf Devletleri yukarıdaki gizli paylaşma tasarı­larını gerçekleştirmek için Mondros Ateşkes Antlaşması­nın 7. maddesine dayanarak Anadolu'da iş­galler gerçek­leştirmişlerdir.

çıkmıştır.
1. ABD Milletler Cemiyetinin kurulması kararını al­dırdı.
2. İngiltere ve Fransa Osmanlı topraklarında kurula­cak devletler için "Manda – Himaye" yönetiminin kurul­masını kabul ettirdi. Bu suretle İtilâf Devletleri gizli ant­laşmalarda tespit etmiş oldukları toprakları ele geçirmeyi hedeflemişlerdir.
3. Konferansa katılan Yunanistan;
a) Türklerin İzmir'de Rumları öldürdüğü
b) Batı Anadolu ve Trakya'nın kendi tarihi toprakları olduğu
c) İtalya'nın Batı Anadolu'yu işgale hazırlandığı id­di­alarını öne sürdü.
İngiltere bu iddiaları destekledi. Çünkü İtalya'nın Doğu Ak­denizde tek başına bulunmasını istemiyordu. İngiltere sömürge­lerine giden deniz yolunu ve bölgedeki çıkarlarını koru­mak istiyordu. Fransa ve ABD'ni ikna ederek İzmir ve çevresi ile Trakya'nın Yunanistan'a ve­rilmesi kararını al­dırdı. İtalya bu duruma tepki gösterdi.
4. İtilâf Devletleri, Brest Litowsk antlaşması sonra­sında Rusların geri çekildiği topraklarda Ermenistan Devletinin kurulması kararını aldılar.
5. Boğazların gele­cekte bir komisyon tarafından yönetilmesini kararlaştırdı­lar.
İZMİR'İN İŞGALİ (15 Mayıs 1919)
Yunanistan Paris Konferansından sonra Mondros Ateşkes Antlaşmasının 7 maddesine göre güvenliği sağlamak amacıyla İzmir'e asker çıkardı. Ancak yerli Rumlar Yunan ordusunu şenliklerle karşıladılar. Türkleri tahrik ettiler. Gazeteci Hasan Tahsin Yunan askerlerine ateş açtı. Böylece kurtuluş savaşının ilk kurşunu atılmış oldu. Yunanlılar bu olayı bahane ederek İzmir'de katliam yaptı. İzmir'in işgali ilk önce İstanbul'da ve daha sonra değişik yörelerde yapılan mitinglerde protesto edildi. İz­mir'in işgali ülkede ulusal bilincin ve heyecanın artma­sını sağladı.
AMİRAL BRİSTOL RAPORU
Yunanlılar İzmir ve çevresini işgal ederken katliam­lar yapmışlardır. Bu durum protesto telgraflarıyla kınan­mış­tır. Bunu üzerine Paris Barış Konferansı adına ABD'li Amiral Bristol başkanlığında bir heyet Batı Anadolu'da incelemeler yaptı. Bu çalışmanın sonunda aşağıdaki so­nuçlar ortaya çıkmıştır.
1. İzmir ve Aydın ilinde güvenliğin ve huzurun bo­zulmasında Yunan başkomutanlığı sorumludur.
2. Yunan işgali din düşmanlığı şeklinde yapılmıştır.
3. Menemen katliamında tek sorumlu Rumlardır.
4. Yunanlılar, İtilaf Devletleri temsilcisinin iznini al­maksızın İzmir dışında bulunan Aydın, Manisa ve Turgut­lu'yu işgal etmişlerdir.
5.Hapishanelerdeki adi hükümlülerin kaçmalarında ve silahlanmalarında Türk hükümeti sorumludur.
6. Güvenliği korumak amacıyla yapılan Yunan işgali gerçekte bir toprak katma politikasına yönelmiştir.
7. Barış Konferansı Batı Anadolu'nun tamamıyle Yu­nanistan'a verilmesi konusunda kesin karar verirse, an­cak o zaman Yunan işgali uygun olabilir.
Not: Amiral Bristol raporuyla Batı Anadoludaki Yu­nan işgallerinin yanlış olduğu dünya kamuoyuna du­yu­rulmuştur.
Yunanlılar Wilson ilkelerine göre Batı Anadolu'daki nüfus çoğunluğunun Rum olduğunu, işgaller sırasında öne sürmüşler ve bu politikalarını gerçekleştirmek için Türklere karşı saldırılar düzenlemişlerdir.