Sitemize reklam vermek için yorumkat@yandex.com adresine mail atabilirsiniz
9 sonuçtan 1 ile 9 arası
  1. #1
    Mıntıka Zabiti
    Üyelik tarihi
    31.01.2005
    Yer
    Dünyanın En Güzel Şehri İstanbul
    Yaş
    42
    Mesajlar
    8.460
    Rep Gücü
    9435

    Standart Sevgiliye yazılabilecek aşk mektubu örnekleri


    Platonik aşk üzerine mektup


    Sana uzaktan bakıyorum. Sana bakmak inanılmaz mutlu ediyor beni. Sen gidince aklım da senin peşinden sürüklenip gidiyor, yüreğim de.. Yanında biri mi var, ona bir şey mi söylüyorsun, onunla gülüyor musun.. içim yanıyor. Ama senden sonra gördüğüm o insan birden senden biri oluyor. Senin baktığın her yer artık güzel, senin konuştuğun her insan, özel oluyor.

    Sen evine şu yollardan gidiyorsun. Ardından yürüyorum. Beni fark etmiyorsun. Önünden geçtiğin evlere, gölgesinde yürüdüğün ağaçlara, her gün bindiğin otobüse bakıyorum. Senin gözünle bakıyorum. Sen yokken de o yollardan defalarca geçiyorum. Senin kokun, senin havan, senin havan sinmiş havaya.. Sanki seni soluyorum.

    Akşamları ne yaparsın acaba? Sofraya oturduğun zaman yanında kimler var? Hangi yemeği severek yersin, neyi sevmezsin? Kitap okur musun? Hangi kitapları seversin? Ne tür filmlerden hoşlanırsın? Televizyon izler misin? Gece sokağa çıkar mısın? Arkadaşlarınla en çok neye gülersin? En çok kim kızdırır seni..Hangi futbol takımını tutarsın?

    Bilmeliyim. Senin hakkındaki bütün ayrıntıları öğrenmeliyim. Çünkü ben de o filmlere gideceğim, ben de o dizileri izleyeceğim, ben de o yemekleri seveceğim ya da nefret edeceğim. Bilmeliyim. Baştan kuruyorum dünyamı. Seninle yaşamaya başlıyorum.

    Onca kalabalığın içinde, karmaşık yaşamın ortasında eğer sen varsan daha seni görmeden bir kuş gibi çırpınmaya başlıyor yüreğim. Bir ışık çarpıyor yüzüme, bir sıcaklık yürüyor göğsümde. Anlıyorum ki sen varsın. Sen ordasın. Sen gelmişsin. Bakmadan, başımı çevirip seni görmeden varlığının farkındayım.

    Ey uzak uzak baktığım.. göz göze gelmeden, saçını okşamadan, değil bir rüyayı bir cümleyi paylaşmadan sevdiğim sevgilim. Bir aşk filiz verdi, fidan verdi, kök saldı içimde. Onu sana göstermek için ömrümü veririm.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Özlem üzerine aşk mektubu

    Sevgilim

    Sen gideli kaç saat oldu ? Kaç gün geçti, kaç hafta..? Saymadım.. Bana yüzyıllar geçmiş gibi geliyor. Son anda sen giderken gözlerinin buğusunu bıraktın.. Şimdi sis içinde bütün dünya. Çiçekler gözyaşlarımı içti, sen onları kırağı sanırsın, çiy sanırsın.. oysa hepsi benim gözyaşlarımla ıslak..

    Sevgilim özlüyorum seni.. Bir balta indirildi, içimden bir ağaç köküyle devrildi. Gözlerimden akan yaştan belli değil mi, içim kanıyor. Özlem bir bulut gibi sarıyor beni, kuşatıyor . Seni sevmek bir sonsuzluk gibi büyüyor içimde. Haftanın her gününe, geçen her saate senin adını verdim. Senin adınla başlıyor mevsimler, yıllar sen varsan içinde, geçerli...

    Özlem bir yağmur gibi yağıyor üstüme. Damlalar yüreğime vuruyor. Gecenin karanlığında bir başınayım.Uykularım bölük pörçük. Bütün rüyalarımda sen.. gözlerim kapanır kapanmaz gözlerin yaklaşıyor. Sonra bir rüzgar alıp seni, benden uzaklara götürüyor.

    Geceler boyu sabahlayıp uğruna, boşluğa düştüğüm sevdiğim, bir tanem, gözbebeğim.. Yüreğimden mühürlendim sana.. Şiirler havalanıyor kuşlar gibi, şarkılar ağlıyor yokluğuna.. Sevgilim hayatı sende buldum ben, tükenirsem sen tüketirsin beni.

    Yoksun, gittin, tek başına koydun... Bu nasıl bir özlemdir, kendi gövdem ateşten bir gömlek.. yanıyorum..Yetti artık, yetiş n'olur dayanamıyorum.


    --------------------------------------------------------------------------------

    Ayrılık üzerine aşk mektubu

    Sen gittin.. Bir zifiri karanlık, bir zından yalnızlığı, ağır bir boşluk bıraktın geride. Gittin ve dönmeyeceksin bir daha. Haklısın gidişinde, bu aşkı bitirmekte haklısın. Tek söz söyleyemedim. Yüzüne bakamadım. Karşında ağlamadım. Eridim, tükendim, bittim. Sonsuzlukta bir insan nasıl olur.. sesi soluğu nasıl duyulur?

    Elveda aşkım.. Elveda sevgilim. Sen kendini hiç böyle gereksiz, böyle değersiz, böyle yapayalnız hissettin mi? Ayrılık ölüm kadar acı ve soğuk.Aynalara bakıyorum. Aynada gördüğüm ben değilim. Gözlerim cehennem ateşi.. dudaklarım mühürlenmiş. Ellerim titriyor. Yüreğim kızgın demirlerle dağlandı. Yokluğunun bedeli çok ağır sevgilim.

    Sevinçlerim, hayallerim, umutlarım, renkli dünyam elveda.. Elveda yaşamak.. Yaşamın anlamı elveda. Kimse farkında değil yokluğunun. Sensiz ne hallerde olduğumu kimse bilmiyor. Anlamıyor yitip giden bir aşkın kederini.

    Düne kadar en yücesini yaşadım mutluluğun, ayaklarımın altından kayıp gidiyordu toprak, denizlerin ovaların üstünde uçuyordum. Güneş kadar yakındı bana aşk. Güneş kadar sıcak ve parlak. Bıraktın birdenbire, kanatlarım kesildi. Hızla çakıldım yere, boşluğun içindeyim, şimdi hiçbir şeyim.Oysa dünyanın en zenginiydim. Bütün çiçekler bizim için açardı, bizim için ballanırdı meyveler, ekinler bizim için bereketli, sular bizim için çağlardı. Şimdi toz duman içinde kızgın bir çöldeyim. Yönümü yolumu şaşırdım. Sam rüzgarlarına bıraktım gövdemi, sürüklenmekteyim.

    Sen bensiz nasılsın, bilmiyorum. Rahat mısın, mutlu musun, bu kadar çabuk beni unutur musun?.. Nasıl birden mazi olursun?

    Düne kadar gözlerinden aşkı içtiğim, dudaklarında yüreğimi erittiğim, uğruna bıçaklar çekip dünyaya meydan okuduğum ey sevgili nerdesin? Kimlesin?.. kimlerlesin?.. Kimlerle oynaşır gönül eğlersin? Ben burada, terk edip gittiğin yerdeyim.

    Elveda aşkım.. Elveda birtanem.. Elveda sevgilim! Elveda sana..


    --------------------------------------------------------------------------------

    Karşılıksız aşk üzerine mektup


    Seni ne çok sevdim ben. Ne çok gözyaşı döktüm senin için. Geceleri sen yatağında meleklerin kanatlarıyla uçarken ben penceremin önünde senin rüyana girmek için dua ederdim. Bir bakışına, bir dudak kıvrımında titreşen gülüşüne ulaşmak için dünyanın bütün çiçeklerini önüne sererdim.

    Şiirler, şarkılar, sevgiler içimde tutuşan bir ateş, onun yangınında senin için kül kesildim. Ağır hastalar geceyi zor geçirir. Sabahı bekler kırgın yürekler, hasta umutlar, yalnız ruhlar. Yalnızdı gecelerim. Hastaydı gecelerim. Kan kaybından giden bir yaralı gibi umarsızdı gecelerim. Bir uçurumun kenarına beni taşıyan karabasandı gecelerim. Adına yalnızlık dedim. Sensizlik dedim.. Sen beni bilmedin, beni tanımadın, beni sevmedin.. Bu bir ölümdü, bu bir fermandı .. Bıçak kesmez artık beni, ip asmaz, çeküller yüreğimi taşımaz. Yaşamak mümkün değil, yalnızlık karanlık kapılarıyla üstüme kapandı. Amansız acılar içindeyim.

    Ey Sevdiğim.. Ben seni ne çok sevdim. Dünya bildi, bir sen bilmedin. Yalnızlığın diğer adı aşka karşılık almamaktır. Kaçılamayacak kadar yakın, tutulamayacak kadar uzak bir yerdesin.. Benim aşkıma yalnızlık kucak açtı. Senin yokluğuna dokundum, içim yandı. Odamın çıldırtan sessizliğinde sana seslendim. Yankısı döndü dolaştı, senin kapıların bana kapalı. Kendi sesim yine bana ulaştı. Anladım ki beni hiç duymayacaksın.

    Sana sitem edemem. Sana kırılamam. Bir tek dileğim var senden, son bir tek isteğim. O da MUTLU OLMAN.

    MUTLU OL SEVDİĞİM.. BİRİCİĞİM.. AŞKIM. NEREYE, KİME GİDERSEN GİT YETER Kİ SEN MUTLU OL...


    --------------------------------------------------------------------------------

    İhanet üzerine mektup


    Sana hiçbir şey söylemek istemiyorum. Bütün sözcükler yetersiz.. Hiçbir şey yazmak istemiyorum. Engin denizlerde kulaç attığım, üstüme gökkuşağını kuşandığım bu aşk yalanmış. Şimdi karanlık sularda boğuluyorum. Gökyüzü kurşun gibi ağır. Ne yana dönsem yalan. Gülüşler yalan, vaatler yalan..İnsanlar yalan. Ben seni mi sevdim..Senin gözlerinle mi baktım dünyaya.. senin ellerinle mi çiçek derledim.. sevinçti, aşktı göğsüme bastım. Kocaman bir yalanı seninle mi yaşadım?

    Gözlerine baktığım zaman cennet bahçesine geçerdim.. Bir aldatmacaymış, kötü bir rüya.. Kötülüğün bile bir yüzü vardır, bir görünüşü.. ama en beteri buymuş.. bu aldatmaca. Bir masal olsaydın razıydım, bir şiir olsaydın, alır saklardım.Güzel bir yüz kalırdı senden geriye, hoş bir anı.. kimsenin dokunamıyacağı bir tarih. Ama hiçbir şey kalmadı.. Bir yokluğu varsaymışım. Bir HİÇe sarılmışım. Çölde serap bile değilsin. Serabın gizli ışığı vardır. Sen ışığı yutan karanlık.. bir kör kuyu.. Ben kör kuyularda kaynak suyu aramışım.

    Nasıl olsa biterdi bu aşk. Ama unutulmaz bir hatıra, gençliğin en güzel anısı olarak kalsaydı.. Sen hiçbir şeyin değerini bilmedin. Kökün çürük, yaprağın kül, meyvan zehirmiş. Ben seni aşkın yerine koymuş aldanmışım. Kabahat sende değil, ben insan tanımamışım.

    Sana karşı öfke duymuyorum, kırgın değilim, kızgın değilim.. Çünkü sen zaten yokmuşsun. Asıl kızılacak kişi benim.. Küçücük bir toz tanesini bir mücevher sanmışım. Senin ihanetin bana koymadı..Beni kahreden, beni yokeden, beni bin pişman eden tek şey.. bir aşk yaratmış tek başına yaşamışım. Sen zaten yokmuşsun ki.. senin neyine yanayım?


    --------------------------------------------------------------------------------

    Sevgiliden özür dilemek için mektup


    Sevgilim sana nasıl söyleyeceğim, nasıl yazacağım.. Kelimelerim yetersiz, kalemim tutuk. Sana öyle hasretim ki bütün sözler ifadesiz. Senden önce yaşamamışım, senden önce ben ben değilmişim.Sen gittiğinden beri yine kendimde değilim. Seninle yaşadıklarım yetmiyor, anılar kalbimin acısını dindirmiyor.Ayrılık kapıyı çaldı, seni benden aldı.. artık içeri hiç kimse giremiyor.

    Sevemiyorum kimseyi, gözlerim senden başkasını görmüyor. Ellerim senden başkasına gitmiyor. Dudaklarım senden başkasını öpmüyor. Geceleri bir yorgan gibi çekip üstüme, karanlığı örtüyorum. Uzak yıldızların ışığı bile bu karanlığı delip geçmiyor. Yıldız yok, ay yok, bulut yok.. umut yok sevgilim. Umutsuz yaşanmıyor.

    Sokağa çıksam attığım adımlar boşlukta geziniyor, yağmurlar yağsa damlalar bana seni söylüyor. Çiçeklerin boynu bükük, güneş bitmiş. Dünya benden hesap soruyor. Bu ceza çok ağır sevgilim, bana reva gördüğün bu ceza çekilir gibi değil. Yüreğim sökülüyor.

    Hatamı biliyorum, yanlışın farkındayım. Senden özür dileyecek yüzüm yok. İstersen kapının eşiğinde küçük bir taş olayım itip kaktığın, yeter ki uzaklara fırlatıp atma beni. Pencerende bir kuş olayım, elinin tersiyle uçurma beni. İnce parmaklarında solgun bir çiçek olayım, buruşturup kırma beni..

    Susup gittin, çekip gittin. Bir namlunun ucuna kurşunu sürüp gittin. .Ama öyle kaskatı öyle ağır ki ruhum, can damarım kesilse bir damla kanım akmaz. Gözlerim ufka dikili, bir küçük kızıl ışık bekliyorum senden..Bir aydınlık teli.. Bir umut.. affeder misin beni?


    --------------------------------------------------------------------------------

    Nazlı sevgiliye aşk mektubu

    Biliyorum sen de seviyorsun beni. Gözlerinden okunuyor, uyku gibi, yağmur gibi, duman gibi aşk dökülüyor gözlerinden. Beni sevmediğini söylerken dudaklarının kıvrımında öyle bir işaret görüyorum ki sevdiğini söylüyor. Elini tutuyorum, elimi iterken elin, yanarak titriyor.

    Biliyorum sen de seviyorsun beni. Bazen hiç ses vermiyorum sana, beni çağırıyorsun, adımı sesleniyorsun, yüreğin beni arıyor. Uzaklara giderken beni de alıp götürüyorsun, yoksa bu kadar çınlar mıydı kulaklarım ?. Akşam yıldızına bakarken ben geçiyorum aklından, yıldız birden ışığa kesiyor.

    Beklenmedik bir zamanda, umulmadık bir yerde ansızın karşıma çıkıyorsun, gözlerimiz karşılaşınca yüzünü çeviriyorsun. Benim yanaklarım alev alev..senin dudakların nar çiçeği.. bir rüzgar esiyor aramızdan görmezden geliyorsun. En yaşanacak zamanda saatler boşa akıyor, çileler sarıyorsun.

    Sevgilim, benim nazlı sevgilim.. Neden bu cefa ? Neden susuyorsun? Aramızda niçin bu kadar insan, neden bu kadar engel koyuyorsun ? Sevgilim her şey bahane.. bütün söylediklerin.. Kelebek kanadı kadar ince, yağmur damlası kadar temiz bir aşk bu.. Korkmana, kaçmana gerek yok.

    Sevgilim, biliyorum sen de seviyorsun beni, itiraf etmiyorsun...
    Her güne 1 Hadis-i Şerif Tıkla

    İslam Ve İnsan


  2. #2
    ForumTA Yenisi
    Üyelik tarihi
    20.06.2005
    Mesajlar
    47
    Rep Gücü
    231

    66


    AŞKIM SENİ ÇOK SEVİYORUM ................


    EDA&SİNAN

  3. #3
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    20.06.2005
    Mesajlar
    1
    Rep Gücü
    0

    66


    Burcu&Kemal

  4. #4
    Banned barış - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04.02.2005
    Mesajlar
    5.973
    Rep Gücü
    0

    Standart

    ellerine sağlık kardeşim.mükemmel yazılar.oku oku bitmiyor ilki 1 numero ama

  5. #5
    Banned BaYSuSKuN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    23.02.2005
    Yer
    GüneŞin Doğduğu Yerden
    Yaş
    30
    Mesajlar
    1.246
    Rep Gücü
    0

    Standart

    Örnekler Güzel Dostum Sağol Ama...
    "Anlatamadığın Dillendiremediğin Duygular Senin Duygun Değildir.."

  6. #6
    YorumKolik lazım mı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    13.03.2005
    Yer
    ya ne önemi var iki nefeslik dünyada
    Yaş
    28
    Mesajlar
    1.106
    Rep Gücü
    503

    Standart

    bi ara i-meyil atarım saolasınn ellerin dert görmesin
    açılmış konuları tekrar açıp "emeğe saygı" deyip +rep istiyosunuz ben de vaktime saygı istiyorum açılmış konuyu farklı başlıklar altında tekrar açmayın -rep veririm

  7. #7
    Mıntıka Zabiti
    Üyelik tarihi
    31.01.2005
    Yer
    Dünyanın En Güzel Şehri İstanbul
    Yaş
    42
    Mesajlar
    8.460
    Rep Gücü
    9435

    Standart Aşk Mektuplarına Devam...

    Ilk Kez

    İlk kez biri için bu kadar sızlıyor bu yürek,yokluğunun derin okyanusunda yüzmeyi
    Bilmeyipte boğulmamak için direniyor çırpınıyorum....
    İlk kez biri için ağlıyor bu gözler belkide yaşamayı umut ettiği mutlulukların
    Keskin bir baltanın indirdiği darbelerle yıkılan bir çınara dönmesindendir.......
    İlk kez amaçsız yürüyor ayaklarım ,
    Hep yürüdüğüm hayatın karlı yollarında düşlerimde
    Seninle aydınlanan bir odaya giriyorum,odanın içi güllerle bezenmiş bir gül bahçesi
    Seninle yürüyorduk,şimdi o oda yine karanlık...
    Sensiz karlı yollar ayaklarıma zulum...
    İlk kez kaçıyorum insanlardan , başbaşa kendimle hesaplaşmamdır seninle yaşanan
    Anlardaki hatalarım aklıma geliyor,içim içimi yiyor ,bazen kendime gülüyorum
    Alaysı, bazende doluyor gözlerim duvarlar üstüme geliyor ,kızıyorum kendime
    ................................
    İlk kez dilime pranga vuruyorum ,konuşmuyorum susuyor sessizliğin
    Sesini dinliyorum ,gecenin sensiz mateme bürünmüş havasında penceremden
    Karanlık gökyüzüne bakıp titriyorum,soğuktan değil sensizlikten titriyorum....
    İlk kez yaşamışım sevgiyi doyasıya bu denle ,ama
    Baharında solan bir gül misali daha tam doyamadan baharına,öte yandan da
    Hasretine inat karların arasından sıyrılan gelinciğin inadı var Ruhumda .
    Huyum kurusun Seviyorum Seni


    Can çiçeği

    Erişilmez bir uçurumun kıyısında, senden başka kimsenin farkında olmadığı bembeyaz bir çiçektim ben. Sen ise, dört mevsim özlemini çektiğim yağmur. Üstüme yağışını severdim, yapraklarımdan aşağı akışını, her damlanı içime çekişimi severdim. Bedenimde seni hissedişimi. Her damlan alıp götürürdü beni adını bilmediğim, tanımadığım yerlere...

    Sen yağınca susuzluğum dinerdi, biterdi kimsesizliğim, dağılırdı ürpertilerim. Serin bir meltem değip geçerdi yapraklarıma. Dünyalar benim olurdu, uçardım sevinçten. Günlerime, gecelerime; hiç kimsenin bilmediği, fark etmediği sıcak bir sevgi dolardı. Sıcak bir sevgi dolardı yüreğime. Her çocuğa gülümserdim; her kuşa, her kelebeğe, her arıya gülümserdim...

    Erişilmez bir uçurum kıyısında rüzgarlara ağıt yakan, yalnız ve boynu bükük, bembeyaz bir çiçektim ben. Sen, bakışlarında sevdalar gizleyen, sevdalandığım, gözleri menekşe rengi küçücük bir kızdın.. Adına Seher demiştim, adına sevda, adına umut. Sevdam, umudum her şeyimdin. Günüm, günaydınım, gülaydınlığım seninle başlardı. Tek sevenim, tek sevdiğimdin. Yağmurumdun sen; kurak günlere, ayaz gecelere inat. Hiç bitmeyen bir umut, özlem ve hazla beklerdim seni. Gelmediğin zaman boynumu büküp, kapar gözlerimi seni beklerdim. Özlemin umudum olurdu, umudum özlemin. Beklerdim, beklerdim bıkmadan, usanmadan...

    Çünkü seni seçmiştim ben, sevdam, arkadaşım olarak. Sevdanı yüreğime nakış nakış işlemek için. İşlemeliydim ki, fırtınalar, boranlar içinde bile olsa kardelenler gibi açmasını öğrenmeliydim...

    Umudumun bitip tükendiği anlar da oldu elbette zaman zaman. Seni beklerken, bekleyişin işkenceye dönüştüğü zamanlar da olurdu. Günlerin yıllara döndüğü zamanlar da. Ama hiç şikayet etmedim, şikayet etmedi yüreğim. Çünkü seni delicesine seviyordum ve bu sevgimle mutluydum. Özlemine zor da olsa katlanıyordum bir umutla.

    Sen beyaz bulutlarla gelirdin, bembeyaz gelinlikler içinde. Hayran hayran bakardım sana. Sen gelince ardından gökkuşağı gelirdi. Gökkuşağına dönüşürdün rengarenk. Her renginde umutlarım vardı, hayallerim vardı. Canlı, cansız tüm varlıklar kıskanırdı güzelliğini... Sen, hayatıma kattığım canım, gözbebeğimdin. Ben de senin cançiçeğindim. Gözlerime dolan bulut, üzerime yağan yağmurdun sen. Toprağa saçtığım umudumdun. Havaydın, hayattın, suydun, sevgime bandığım gülaydınlığımdın, günaydınımdın...

    Yıllar sonra şimdi yine bekliyorum seni, bir umutla. Ama artık azalan hatta tükenen bir umutla... Ömrümün bütün dilimlerine kar yağıyor şimdi. Kar da beyaz ama ben yine de direniyorum. Çıkıp gelmeni, üzerime yağmanı bekliyorum. Bir zemheri mevsimiydi ayazda bırakıp gitmiştin hayallerimi. Bak yine zemheri. Dağlara kar yağıyor ama sen yoksun. Sen yoksun, acılara özlem yağıyor... Bak, kar yağıyor üstüme, iliklerime dek üşüyorum. Yine de yüreğimde ateşler yakıyorum. Dönersen ellerini ısıtırsın diye...

    Unutmuşum, içimdeki umutların beyazlığını... Unutmuşum mavi, yeşil, al renkleri... Ne zaman bir yağmur sesi duysam, ne zaman bir su sesi, içimde sevgiler kanar, pınarlar kanar benimle. Sonra sen gelir dökülürsün içime, sen gelir dökülürsün gözlerime, kirpiklerim dökülür yollara. Gülaydınlığın doğar üstüme. İşte o zaman dağ dağ özlem kesilirim, bulut bulut, hüzün hüzün..

    Düştüğüm her uçurumda sen varsın yanımda
    seni taşıdım içimde bir damla gözyaşı gibi
    bütün yıldızlara ismini haykırdım, bütün gecelere
    bir sen yoksun bir sen duymuyorsun bi-tanem

    rüyalarımı hicran alır her gece gelmezsin
    çağrılarım isyan olur her gece bilmezsin
    sevdasını yüreğime taht kurduğum nerdesin
    bir sen yoksun bir sen bilmiyorsun bi-tanem

    bil ki hep sana aktım bu sevdalı nehirlerde
    hep seni bekledim bu düştüğüm yerlerde
    ümit kervanları bir bir gelip giderler de
    bir sen gittin bir sen gelmiyorsun bi-tanem

    Gel... Gel ki, sarı papatyalar açsın, kır gülleri, kır menekşeleri, kırkkanatlılar açsın. Yol alsın umuda nazlı cerenler, ceylanlar, karda boranda yolunu yitirenler. Gel can gelsin solmuş anılara. Boşalsın sicim sicim gözyaşları, ırmak olsun susuz kalmışlara; kardeş olsun dostluklara, yüreğimdeki merhamete... Gel... Gel ki, sevginle anlam bulsun duygular, gözlerimden toprağa düşen damlalar....

    Gelmeni istiyorum biten umutları, yiten sevdaları diriltmen için, solan yaprakları yeşertmen için.

    Tüm ümitlerin tükendiği anda çıkıp gelmeni, üzerime yağmanı bekliyorum. Bu sitemdir sanma. Bil ki, gelmezsen solup gideceğim, bitip tükeneceğim. Bir daha bir daha hiç bir mevsim açmayacağım çiçeklerimi, gülümsemeyeceğim gül yüzlü çocuklara, gül desenli baharlara, kırlara, ceylanlara... Gel!...

    Sen bir nazlı gül olaydın
    dalına yaprak olurdum
    canına can verirdim
    acına toprak olurdum

    sen bir türkü olaydın
    kıskanırdım rüzgarlardan
    kalbime koyardım sesini
    yalnızca ben duyardım

    tual olaydın fırçalarıma
    sevginin rengine boyardım
    ne okşardım saçını
    ne öpmeye kıyardım

    sen de sevseydin beni
    canına can verirdim
    kanına kan veririrdim
    sende sevseydin beni

    yoluna toprak olurdum
    dalına yaprak olurdum
    pervane olurdum ışığına
    etrafında döner dururdum

    seinde sevseydin beni
    önüne yol olurdum
    kapına kul olurdum
    sende sevseydin beni



    SEN BENİ HEP SEVECEKSİN...

    Önce başkaldıracaksın bu yazıma..sonra dalga geçeceksin her bir satırımla. Ve okudukça anlık nefretlerin artacak ama sen beni hep seveceksin... En çok da sevmiyorum dediğin anlarda seveceksin...

    Sana yaşattığım o deruni mutlululuğu, sevinçleri ve en güzel anıları hatırladığında bir şarkı dizesinde yada bir şiir sözünde, işte o zaman beni daha çok seveceksin... Bana dair anılar acı verdiğinde hafızanı "yenilemek" isteyeceksin her sabah... O güzel anların tadını hiçbir fotograf karesinde ya da köhne vücutlarda bulamayınca; hafızanı yenilemek değil "yinelemek" isteyeceksin...

    Gecelerin uzadıkça uzayacak, yıldızlara bakıp hayallere dalacaksın ve ister istemez yıldızlar gözlerimi düşürecek aklına ve gecelerine, ve sen beni hep sevecekin...

    Yüreğinin arka odalarında yaşayacağım ben hep ve en yalnız anlarında dışarı çıkıp, en güzel hallerimin hayallerini bırakacağım gözlerine ve sen beni hep seveceksin...

    Deli-doluluğum, aşkı "öylesine" değil, "ölesiye" yaşamışlığım, hoyratlığım, saçlarımın savruluşundaki hırçınlığım ve sana denizleri hatırlatacak coşkunluğum sarınca tüm benliğini; sen beni hep seveceksin...

    Siyah bir hüzün olarak kalcak ismim yüreğinde. Her "G" harfi, her "gül" lü kelime, her "gül" ve her "Gülsüm" ismi; içini acıtacak ve sen beni hep seveceksin...

    Bütün sesleri sustursanda, içimdeki sesleri susturamaycaksın... Aşk sözlerimin sarhoş ettiği halleri düşünüp, kıpır kıpır sesim çınlayınca kulağında ; sen beni hep seveceksin...

    Beni hergün unutmayı ekleyeceksin yüreğine, unutamaycaksın..Ve unutmayı her dilediğinde geçmişi düşünüp, yeniden aşık olacaksın ve sen beni hep seveceksin...

    Zamanın bağışlayıcı olduğuna her inandığında, için daha çok acıyacak ve bu ayrılığa zamanın da ilaç olmadığını anladığında, sen beni daha çok seveceksin...

    SEN BENİ HEP SEVCEKSİN.... günlerce, aylarca ve hatta mezarda bile... Evet, iddia ediyorum sen beni hep sevceksin... Çünkü yüreğine sevgimi öyle kanımla kazıdım ki; nefretin bile sevginden olacak..Bileceksin ki, nefret edilenin aslında kendinin olduğunu ve sevgiyi hakedenin ben, kaybedeninse sen olduğunu ...

    SEN BENİ HEP SEVECEKSİN......
    Her güne 1 Hadis-i Şerif Tıkla

    İslam Ve İnsan


  8. #8
    Mıntıka Zabiti
    Üyelik tarihi
    31.01.2005
    Yer
    Dünyanın En Güzel Şehri İstanbul
    Yaş
    42
    Mesajlar
    8.460
    Rep Gücü
    9435

    Standart

    Bu konu ile ilgili bizimle paylaşacak arkadaşlar varmı acaba?
    Her güne 1 Hadis-i Şerif Tıkla

    İslam Ve İnsan


  9. #9
    ForumTA Sever jana82 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    06.07.2005
    Yaş
    31
    Mesajlar
    194
    Rep Gücü
    267

    Standart

    harika seyler var insana ilham kaynagi oluyor yine döktürmüssün be kardes ellerine saglik

    paylastigin icin tesekurler
    FENERBAHCE CUMHURiYETi

    Düsmanimin bile üzülmesini kaldiramam
    Dostumun kirginligina ise hic dayanamam
    Üzmek kirmak bendense
    ÖZÜR DILERiM
    Özür dilemek yetmezse
    Allah`tan ölümü dilerim.....................

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •